Ad Soyad
E-posta
Gönder
Hesabınızı etkinleştirmek için geçerli bir e-posta adresi girmeniz gerekmektedir.

Aktivasyon Mesajınız en kısa sürede gönderilecektir. Lütfen mesajı görememeniz durumunda Spam/Gereksiz E-postalar bölümünü kontrol ediniz.

TR
TL
Haritada Ara
Yazarlar
Haberler
Anket
Gökçeeada'da Hangisini Yapmayı Tercih Edersiniz?
Tavsiyeler
Gökçeada'ya deniz yoluyla geldiğinizde Kuzulimanı'na ulaşırsınız. Bu liman ulaşım amacı yanında deniz turizmi için de kullanılmaktadır. Buradaki karayolun arkasındaki ağaçlıkların içinde olan şelale harika bir yerdir.

Kuzey kesiminde Kaleköy' e varmadan karşımıza iki tane köy çıkar; Eski Bademli ve Yeni Bademli... Eski Bademli yine eski bir Rum köyüdür ve ilginç mimarisi ile gezilmeye değer bir yerdir. Buradaki çeşme görülmeye değer, aynı yerde iki ayrı su akmaktadır. Kilisenin yanındaki eski köy okulunun bahçesinden Semadirek Adası'na gün batımında bakmak insana eşsiz bir haz verir. Yeni Bademli ise tam bir pansiyonlar köyüdür. Her türlü ihtiyacınıza cevap verecek konaklama yerleri mevcuttur. Doğal yollarla üretilen her türlü meyve ve sebzede Yeni Bademli Köyü'nde bulunmaktadır. Merkez ile her an ulaşım vardır.

Kuzey kesiminde Kaleköy karşımıza çıkar. (Merkeze 4 km.) Keleköy Yukarı ve Aşağı diye ikiye ayrılır. Aşağı Kaleköy gece yaşamı ile ünlüdür. Burada barlar, restaurantlar, oteller, pansiyonlar, çay bahçeleri ve gezi kordonu bulunmaktadır. Aşağı Kaleköy aynı zamanda bir balıkçı barınağıdır ve her an taze balık da bulunabilir. Yukarı Kaleköy ise eski bir Rum köyüdür. Cenevizlilere ait bir kale kalıntıları, tarihi bir kilise ve bir çok manastır bulunmakta ve tarihi geçmişi görülmeye değerdir. Gün batımını izlemek için en ideal köy burasıdır.

Kaleköy'den, Kuzulimanı sahil kesimine bir patika yolla yaya olarak ulaşmak, sizlere unutulmaz bir haz verecektir. Buradan geçerken Yıldızkoy, Mavikoy ve Yelkenkaya'yı görebilirsiniz. Yüksek tepelerden Saroz Körfezi, tüm güzelliği ile karşımıza çıkar.

Kuzulimanı'na varmadan bir balık çiftliği ile de karşılaşırsınız. Bu çiftlikten sonrada Kaşkaval'da Peynir Kayalıkları adı verilen deniz dalgalarının biçimlendirdiği, ilginç bir kaya yapısını görebilirsiniz. Bu sahil kesimi Türkiye'nin ilk ve dünyanın en güzel Sualtı Milli Parkı'nı oluşturmaktadır. Gökçeada Sualtı Milli Parkı, balık çeşitliliği açısından Dünya'nın en iyi yeridir. Bu bölgede çok değişik balık çeşitleri yanında Akdeniz Fokları da yaşamaktadır. Bu park da çok miktarda sualtı (sıcak ve soğuk) kaynak suyu çıkmaktadır ve sayısı bilinmeyen sualtı mağaraları bulunmaktadır.

Adanın güney kısımlarına doğru yol aldığımızda, burada yerleşim yeri olarak sadece bir iskan köyü olan Eşelek karşımıza çıkar. (Merkezden 10 km.) Buraya varmadan bir baraj gölüyle karşılaşırız. Eşelek'i geçtiğimizde de uçsuz bucaksız koylarla karlılaşırız ve bu koylar sahil ve deniz temizliliğinde Türkiye'nin en iyisidir ve mavi bayrak almaya adaydırlar. Aydıncık (Kefaloz), Güzelcekoy, Kokina vb. Aydıncık göletinin sağ tarafına düşen vadi (Raksodos Vadisi) bir doğa harikasıdır ve manzarası harikadır. Güzelcekoy Çanakkale Boğazına bakar ve güneşin doğuşu burada en iyi şekilde izlenebilir.

Kefaloz ve Güzelcekoy mevkii I. Dünya Savaşı'nda İngilizlerin deniz ve kara üssü idi. Türk gemileri burada bulunan donanmayı doğal limanda demirliyken batırdı. Bu zamandan kalma batıklara su üstünden de, su altından ulaşabilirsiniz. Ayrıca burada içme suyu için İngilizler bir baraj inşa etmişlerdi.

Aydıncık'da (Kefaloz) yine Tuz Gölüne girerek çamur banyosu yapıp cildinizi güzelleştirebilirsiniz. Eklem, romatizmal, cilt ve börek rahatsızlıklarınıza deva bulabilirsiniz. Yaz aylarında Aydıncık'taki tuz gölünde Flamingolar konaklar. Bu vakitlerde bir çok araştırmacı ve fotoğrafçı Ada'yı ziyarete gelir. İlginç ve insandan ürkmeyen yapılarıyla görülmeye değerdirler. Aydıncık ta sörf yapanları izleyebilir ve dilerseniz Sörf Okulunda ders alabilirsiniz.

Ada'nın batısına yol alınca 3 km. uzaklıktaki Zeytinliköy'e ulaşırız. Burası eski Rum köyüdür. Burada kilise gezilmeye değerdir ve dibek kahveleri meşhurdur. Buradan bir dibek kahvesi içmeden Ada'dan gidilmez.

Burayı geçince, baraj gölüyle karşılaşırız, (4 Km.) burası Gökçeada'nın içme ve kullanma suyunu karşılar. Bu göleti altından kaynayan sular besler. Bu baraj gölünde 40 kg. mı geçen Aynalı Sazanlar yaşamaktadır.

Baraj göletinin üst tarafında yine bir eski Rum köyü olan Tepeköy'le (13 Km.) karşılaşıyoruz. Burada tarihi çınar bulunmakta ve güzel bir mesire yeri oluşturmaktadır. Tepeköy'den içerlere doğru gidildikçe, su değirmenlerini, tepe yamaçlarında sayısı belli olmayan rüzgar değirmenlerini görebilirsiniz. Buranın kilisesi ve mezarlığı görülmeye değer yerlerdir. Köy meydanında bulunan kahvehane öğle saatlerinde siesta vakti olduğu için kapalıdır, Barba Yorgo'nun şaraplarından tadım yapabilir ve dilerseniz satın alabilirsiniz.

Batıya doğru devam ettikçe, eski bir Rum köyü olan, Dereköy (18 Km.) ile karşılaşıyoruz. Buranın tarihi evleri de görülmeye değer. Burası bir zamanlar Türkiye'nin en büyük köyü olma özelliğine sahipti. Bir hatırlatmada yapalım gerçekten doğal kaynak suyu içmek istiyorsanız buraya uğramadan geçmeyiniz. Dereköy'de tarihi bir çamaşırhane de bulunmaktadır. Dereköyde üretilen peynir çeşitlerini tatmadan geçmeyin.

Dereköy'den ileride iskan köyleri olan Şirinköy ve Uğurluköy'le (28 Km.) karşılaşıyoruz . Uğurlu'nun plajları deniz turizmi açısından önemli bir öneme sahiptir. Burada da Ada'nın önemli konaklama yerleri mevcuttur. Burası aynı zamanda Türkiye'nin en batısındaki yerleşim yeridir. Türkiye'de güneş en son burada batar. Güneşin batışını izlemek burada ayrı bir keyif verir.

Ada'yı gezerken her yol kenarında kaynak sularıyla karşılaşırsınız. Buraların çoğunda mesire yerleri de bulunmaktadır. Bazılarında yaklaşık 500-700 yıllık ulu çınarlar bulunmakta ve bunların altında da mutlaka doğal kaynak suları çıkmaktadır. Pet şişeleriniz bu kaynak sularından doldurup kana kana için.

Kış aylarında Marmaros'ta (25 Km.) çağlayanı gezebilirsiniz. Yaz aylarında su seviyesi düştüğü için asıl güzelliği kışın ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Marmaros'da çam ormanlarıyla sahil iç içedir. Buradan batıya doğru sahil kesiminden yol aldığımızda Gizli Liman'a ulaşırız. Burası herhalde Dünyanın el değmemiş tek kumsalıdır. Yaklaşık 750 mt. lik sahil şeridinde hiç bir yapı yoktur, tamamen bakirdir.

Gökçeada avcılık bakımından da zengindir. Av sezonlarında Türkiye'nin önde gelen avcılarıyla birlikte ava çıkabilirsiniz. Ada'da yoğun olarak, keklik, tavşan, bıldırcın, sığırcık, yaban ördek, kaz bulunmaktadır.

Gökçeada'yı bir motor kiralayarak denizden de mutlaka gezmelisiniz. Birbirinden ilginç el değmemiş koyları ancak bu şekilde görebilir ve faydalanabilirsiniz.

Yaz aylarında Ada'da yaşayan ve dışarıdan gelen Rumlar'ın özel gecelerine tanık olabilirsiniz. Düzenlenen festivallere de katılabilirsiniz.