Ad Soyad
E-posta

Hesabınızı etkinleştirmek için geçerli bir e-posta adresi girmeniz gerekmektedir.
Aktivasyon Mesajınız en kısa sürede gönderilecektir. Lütfen mesajı görememeniz durumunda Spam/Gereksiz E-postalar bölümünü kontrol ediniz.

TR
TL
Haritada Ara
Yazarlar
Haberler
Anket
Gökçeeada'da Hangisini Yapmayı Tercih Edersiniz?
Tarih Sayfaları
Gökçe Erünsal
Tarih Sayfaları

“Denizin diplerinde, uçurumlarda,

Tenados'la kayalık İmroz arasında

Bir mağara vardır; geniş kocaman.

Dinlendirirdi orada atlarını Poseidon.”

Der; Homeros İlyada’sının 13. Bölümünde Gökçeada’dan o zaman ki ismiyle İmroz’dan bahsederken. Gökçeada yine mitolojiye göre Çapkın Ege’nin çocuklarından biridir ve kardeşi Marmara’nın doğumundan sonra, Semadirek’le birlikte ona en çok ablalık yapanıdır.

Mitoloji ve destanlarda da adı sıkça anılır Gökçeada'nın. Söylence odur ki, zamanında, Yüce Zeus; Küçük Asya’dan Olympus’a giderken Saroz’un soğuk dalgalarında dinlenir; güzeller güzeli İmrozu izlermiş. Arada bir uzaktan öpücüklerini yollarmış ona kuzey rüzgarlarının kanatlarında. Hatta dayanamamış da oğlu Kefalos’u yollamış İmroz’a; gitsin orda kendisinin konaklayabileceği bir saray yapsın diye. İşte Ada’nın güney batısındaki eski ismi ile Kefalos Burnu, yeni adı ile Aydıncık; Zeus için yapılan sarayın ta kendisidir.

Hikaye çoktur güzel Gökçeada için. Hikaye çoktur da biraz da bulgulardan bahsetmek gerek Ada’nın tarihini gözler önüne sermek için.

Gökçeada’da Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Halime HÜRYILMAZ başkanlığında 1996 yılından bugüne yürütülen kazı çalışmaları Ada’daki ilk yerleşimin M.Ö. 3000 yılı başlarında gerçekleştiğini kanıtlamıştır. Ege'yi Karadeniz'e bağlayan deniz ticaret güzergâhında yer alan Gökçeada 5000 yıllık tarihi ile asırlar boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olmuştur.

Ada’ya ilk ayak basan kavimin Akalar olduğu kabul edilmektedir. Akalardan sonra sırası ile Mikenler, Persler, Rosenelar, Atinalılar, Spartalılar, Romalılar, Bizanslılar, Venedikliler, Cenevizliler ve Osmanlılar’ın egemenliğinde kalan Ada tüm bu uygarlıkların izlerini bağrında taşımaktadır. Sahip olduğu stratejik konum nedeni ile daima diğer devletlerin ilgisini çeken Gökçeada, ayrıca kısa süreli olmak üzere birçok diğer devletinde egemenliğine de girmiştir. Ancak bu devletlerin egemenliklerinin süresi göz önüne alındığında Ada’ya yapmış oldukları etki de sınırlı olmuştur.

Asırlar boyunca bu kadar çok devlet için cazibe noktası olan Gökçeada doğal güzelliklerinin yanı sıra bu tarihi özellikleri nedeni ile de yaşanmaya değerdir. Eski kiliseleri, Osmanlı döneminden kalma camisi, İskitler zamanından kalma kalesi, Cenevizlilerden kalma taş mezarları, kendine özgü taş mimarisi evleri, Arnavut kaldırımları ile misafirlerine bir zaman yolculuğu yaşatan Gökçeada sizleri de beklemektedir.

Çeşitli halkların asırlar boyunca huzur içerisinde yaşadığı; dinlerini, örf, adet ve geleneklerini sınırsızca yaşattığı Gökçeada, dünya açısından çok önemli bir örnek oluşturmaktadır.

En yakın zamanda tarihi, dostluğu, barışı ve huzuru yaşamak üzere sizleri de Adamıza bekliyoruz.


7250 kere görüntülendi.