TR
TL
Haritada Ara
Yazarlar
Haberler
Anket
Gökçeeada'da Hangisini Yapmayı Tercih Edersiniz?
Gokceadaliyiz.com konuk etti bizleri…
Adnan Genç
Gokceadaliyiz.com konuk etti bizleri…

Bu hafta sonu için üç günlüğüne Gökçeada’daydım. Hepinizin hâlâ bildiği ve çoğu kez andığı gibi İmroz’a uzanıverdim, üç günlüğüne… Daha önceleri birkaç kez geldiğim, keyifle gezdiğim ve öğrendiğim adaya bu kez www.gokceadaliyiz.com  sitesini yapan sevgili arkadaşlarım Emine ve Gürhan’ın isteği üzerine yeniden geldim… Gördüm ki, son on yılda fazla bir değişiklik yok… Bu hem olumlu anlamda söylediğim, hem de olumsuz tınılar taşıyan bir cümle…
Fazla değişmemesi iyi bir şey; çünkü, adanın özgün halini koruması önemli ve değerli. Ama çok kültürlü bir katmanlar topluluğu olduğunun farkında olmayan kimi köyler ve ada halkının 10 yıl öncesinden beridir aynıyla ‘mıh gibi’ duruyor olması da kötü bir ‘gelişme’… Neredeyse her evin pansiyona dönüşmüş olduğu bir sahil köyünün sakinlerinin pek de sakin olmayan fikirleri var: ‘Bulgarlar gelmesinler’ diyecek kadar… Daima gelişmeye açık ve muhtaç turizm algısından yoksun bir tutum bu… Turist gelmeli, gelmeli ve gelmeli… Buna ilişkin her anlamdaki alt yapı çalışması konuşulmalı, planlanmalı ve uygulamaya sokulmalı. Bunun için merkezi otorite, yerel yönetim ve taaa Ankaralar’dan sevgili ve çok değerli dostum Turizm ve Tanıtma Genel Müdürü (eski İstanbul Vali Yardımcısı) Cumhur Güven Taşbaşı’ndan yardım alınmalı… Eşgüdümlü bir çalışma yapılmalı. Hazır havalimanına ilişkin söylentiler gerçekleşme evresine girmişken…
Tepeköy, Zeytinliköy, Yeni Bademliköy, Uğurlu, Merkez, Kaleköy, Aydıncık… Hepsinde yaşanan hayat, köylere olumlu izler konduruvermiş. Özenle ve bilinçle yapılan, korunan taş evler… Bağ(cılık) girişimleri ve hizmet sektörüne ilişkin iyimser gelişmeler… Ama gene bu köylerde galiba kısa süre sonra; eskiye dair hiçbir iz kalmayacak… Neredeyse her kötü bakıştan olumsuz etkilenen köylerin fiziki ortamları eskaza göz değse, yıkıla durmuş… Buna dur diyecek olan sivil toplum örgütleri ve belediyenin silkinmesi gerekiyor…
Adalıya söyleyecek sözüm yok; onlar her iyiliğin de her kötülüğün de başlarına neler getireceğini bilir. Ama turistler, hele hele yerli turistler… Ellerindekileri, ondan vazgeçtikleri an; dağda, bayırda, kıyıda ya yolda hemen atıvermişler… Anaokul düzeni gibi bir eğitim gerekmez ama hatırlatma görevi adalı sivil toplumcuların ve yerel yönetimin. Bu belayla öncelikle sizler uğraşacaksınız… Tabii, niyetiniz varsa…

GEZİP, TOZUP KÂM ALMAK YERİNE…
Her zaman için özel bir duraktır Barba Yorgo’nun Tepeköy’deki mekânı. Zevk alarak bulunduk orada. Tek tek saymaya gerek yok ama genç görevlilerinin yardımıyla keyifli yemekler yedik…
Zeytinliköydeki ‘Madamın Yeri’, Rum Patriği Sayın Bartholomeos’un doğduğu evin hemen altındaki kafe ve tam karşısındaki Orhan Karatay’ın ilginç köy kahvesi. Dibek Kahvesi, Sakızlı Muhallebi ile ilgi odağı yaratmışlar. Emeklerine sağlık. Bu arada Zeytinliköy’deki İmroz Kafe’yi de saymalı. Hakkı bey oracıkta muhteşem bir huzurevi yaratmış… Kahvenizi söyleyin ve gözlerinizi zeytinliklere doğru yöneltin…
Liman bölgesindeki Son Vapur’u nasıl yok sayarım… Arek Boğhosyon’ın leziz mezelerini burada bulursunuz. Güneşin batışına yakın oturun ve hayatınızın değerlendiğini hissedin… Uygun bi’vakit liman bölgesinin tepesindeki Kara Çadır adındaki minderli kafeye de çıkarak hem manzaranın tadını çıkarın hem de saygılı hizmete tanık olun…
Bir diğer sakin ortam da Kara Çadır ismindeki mekândan ayrılıp sokağından sola dönünce… Çınardibi… Yanında çikolatası, zarif kesme fincanları ve dibek kahvesi… Sonsuz keyif, kâm dünyası İmroz adamız…
Biraz spor ve deniz diyenlere de sonsuz olanaklar bu adada… Ada burası, her yanı deniz  Ama hafif rüzgârlısından olanı Aydıncık’da… Wind Sörf (Gökçeada Sörf Okulu) tesislerine gidin… Modern bir mimari ve geçmişe saygılı bir yerleşim… Mimar dostum ve yazar Erdoğan Çınar’ın yarattığı muhteşem bir mekân… Dostlarımın yerlerinden söz ederek bitirirsek; Etis’in merkezdeki dükkânından zeytinyağı ve sabun alabilirsiniz. Tabii gönül koymadan çıkartarak gösterdikleri Kabya bağlarını gezersiniz muhtemelen… İBB eski Çevre Müdürlüğü de yapmış olan Nusret Avcı’nın yarattığı organik bağlardan üzüm koparın… Bir de Zeytinliköy sapağındaki olağanüstü emekle yamaçlara doğru yayılan Çakır’ın Yeri’ne geçiverin… Her noktasında zerafet kokan dokunuşları var Çakır’ın…
Ada… İmroz… Gökçeada… Sizleri bekliyor… Onlarca düzgün ve tertemiz pansiyonuyla… Güzel kıyıları, yüzlerce yabanıl keçisi ve yardımsever halkıyla…
 


11438 kere görüntülendi.